Euphoria Final
- 1 Haz
- 1 dakikada okunur
Son kez bir pazartesi günü kısır eşliğinde izlediğim Euphoria'nın finalinden bahsedeceğim bugün. 3. sezonu izlerken birçok kez "Bu hikâye neydi?" dedirten, 7 yıl önce üniversiteye başladığımda izlemeye başladığım bu diziyi, 3. sezon başladığından beri kafamın içinde bir yere oturtamıyordum. Ancak final bölümüyle birlikte bu diziyi neden sevdiğimi, belki de neden sevdiğimizi sonunda da olsa anlamış oldum.
Euphoria aslında lise yıllarında başlayan madde bağımlısı Rue Bennett'in hikâyesiydi. Etrafında birçok yan hikâyeyle renklendirilse de parıltıların ve simlerin altında yatan şey, bağımlı bir insanın gerçekçi, çirkin ve zor hikâyesiydi. 3. sezona başladığımızda dizi birçok kez rahatsız edici, kadını aşağılayan ve kadın bedenini metalaştıran bir yöne evrilmiş olsa da hikâyenin son sözünü yine Rue söyledi.
3 sezon boyunca ne zaman öleceğini beklediğimiz o karakterin, belki de en beklenmedik ve şaşırtıcı şekilde öldüğünü gördüğüm anda içimdeki küçücük umut, yani Rue'nun belki de güzel bir son elde edebileceği düşüncesi tamamen yok oldu. Ama gerçekçi olan da buydu. Her ne kadar 3. sezonu büyük ölçüde mahvettiğini düşündüğüm Sam Levinson, madde kullanımının kirli ve zalim tarafını insanlara bir kez daha göstermiş oldu.
Dünyada fentanilin, morfinden 50 ila 100 kat daha güçlü sentetik bir opioid olduğunu ve özellikle 18-45 yaş arası insanlar arasında ölümlerin başlıca nedenlerinden biri hâline geldiğini hatırlattı. Yasa dışı üretilen fentanilin dünya çapında benzeri görülmemiş bir aşırı doz krizine yol açtığını da dolaylı olarak vurgulamış oldu.
Sezon hakkında eleştirilecek binlerce şey olsa da finalinin başarılı ve etkileyici olduğunu düşünüyorum.
Not:Rue'nun mekânı cennet olsun diyerek kapatıyorum. Genel olarak sezona puanım düşük olsa da final bölümüne puanım 8/10.

Yorumlar